16m^2

05 Şubat 2013, Salı   (1346 kez okundu.)

Hersey 16m2 den ibaret. Hatta belki 15, elime metre alip da ölcmedim hic. Burdaki kücücük odam. Daha da fazlasina ihtiyacim varmis gibi gelmiyor zaten. Bir yatak, bir dolap, bir kitaplik, ufak bir calisma masasi. 2 oda 1 salon evde tek basima yasarken de asagi yukari ayni alani isgal ediyordum bir zamanlar. Geriye kalan alan ise sadece ekstra bosluk hissi.

 

Vizörüm kücük. Cati katindaki odamin penceresinden Heidelberg’in yesil tepeleri görünüyor. Aksam olup da isik yaninca Dünyanin ucundaki fener gibi parliyor odam. Yani parliyordur herhalde. Disardan baktigimda isigi hic acik görmedim simdiye kadar.

 

Bu oda benimle birlikte nefes aliyor. Bazen enerjim duvarlarina carpip geri bana dönüyor ve ben kabima sigamiyorum. Hal böyle olunca da ya yürüyüse ya da kosuya cikiyorum. Bazen de aksine hayat yavas akiyor; ikimiz de derin bir sezsizlige gömülüyoruz. Yaz aylarinda cocuk kahkahalari iceri doluyor penceremden, alip beni Türkiye’ye götürüyor. Sonra birden aslinda nerde oldugum aklima geliyor. Farkediyorum ki nereye gidersen git cocuklar hep ayni sekilde aglayip, ayni sekilde gülüyor.

 

Bazen serbest birakiyorum düsüncelerimi kosturuyorlar 16metrekarelik odamda yoruluna dek. Burda düsünmeye cok vakti oluyor insanin. Farkettim ki insanin cok düsünmesi iyi birsey degil...

 

Sonucta Van Gogh’un Arles’teki odasindan pek bir farki yok. Bir masa, bir yatak, sandalye, cilalanmis tahta zemine kadar ayni. Van Gogh o odada neler yasadi kim bilir, ne duygudan duyguya sürüklendi ki zaman icinde yasadigi buhran tablolarina bile yansidi. Ve kim bilir benim odamin duvarlari daha bilmem kac aniya, duyguya eslik edecek.

 

Ne demisler su duvarlarin dili olsa da bir konussa…

 

 


Etiketler: ,



Yorumlar