Bodrum Bodrum...

24 Şubat 2013, Pazar   (2734 kez okundu.)

”Nasil anlatsam nerden baslasam? Kac kisiydik o zaman, kac kisi kaldi simdi?

Biraz deniz biraz uyku bütün istegim buydu...

Bir zamanlar asik olmustum, ama simdi ismi neydi unuttum.

Bodrum bodrum...”

 

Bodrum bir sarkiya bu kadar mi güzel islenir? Ne zaman dinleseniz biraz icinizi sizlatir ama cokca özletir!

 

Uzaktan baktiginizda jilet gibi keskin köseleriyle bembeyaz iki üc katli evler, aralarindan firlayan o güzelim renkleriyle begonviller ve muhtesem bir mavilikle ayaklarinizin ucunda Akdeniz. Saniyorum Bodrum’u daha iyi tarif edebilecek baska üc renk yoktur. Burda günes bir baska parlar. Geceler ise bazen size ”nolur biraz uyku...” dedirtecek kadar uzundur. Orda uykuyu, dönüste ise Bodrum’u özlersiniz. Bodrum ask demektir, onu bulup cikarmak ise tamamen sizin bileceginiz bir istir.

 

 

 

Bodrum’a ilk kez 11 saatlik bir otobüs yolcugundan sonra ulasmistim. Kuzenimle otobüs terminalinden atladigimiz bir taksiyle kendimizi öglen sicaginin tam ortasinda Gümbet’te bulmustuk. Hani terliklerinizin asfalta yapistigini hissettiginiz bir sicak! Baska bir sefer Izmir üzerinden gelirken birkac gün Güllük’te duraklayip Güvercinlik üzerinden yine Bodrum’da almistik solugu. Yolum birkac kez düstü anlayacaginiz, ya da ben düsmesini sagladim.

 

Sehrin tam girisindeki tabelada da yazdigi gibi:

“Yokus basina geldiginde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen geldigin gibi gideceksin…”

 

Bir yarim ada üzerine yerlesmis Bodrum (Halikarnassus), tarihin babasi olarak anilan ünlü Yunan tarihci ve antik yazar Herodot’un (Herodotus) evidir aslinda. Dar sokaklarinin 2 metre altinda 5000 yillik bir tarih yatar. Bu tarihe taniklik etmis birkac anit: Bodrum Kalesi (Castle of St Peter), Mindus Kapisi (Myndos Gate - Gümüslük), Antik Tiyatro ve Halikarnas Mozelesi (Mausoleum).

 

 

Dünyanin yedi harikasindan biri olan ve maalesef günümüzde yerinde yeller esen Halikarnas Mozelesi’ni görmek istiyorsaniz dönün ve bütün ihtisamiyla dikilmekte olan Bodrum Kalesi’ne bir bakin. Cünkü depremin yiktigi mozeleden kalan taslari Sen Jan Sövalyeleri kaleyi güclendirmek icin kullanmislar. Geriye kalan bir düzine mermer kabartma, tas aslan ve leopar heykelleri ise vakti zamaninda Büyük Britanya’ya (yolunuz düserse British Museum, 21. oda) götürülmüs. Simdi mozelenin oldugu yer ziyarete acik. 12 mermer kabartmanin alci kopyalari, mozelenin bir maketi ve mozelenin kirintilari sergilenmekte. (Mozele Turgutreis Caddesi, Saray Sokak. Acilis: 08:00 am to 17:00 (Pazartesileri kapali), Giris ücreti: 8 TL)

 

Bodrum Kalesi Padisah II. Abdulhamit zamanında hapishane olarak kullanilmis. En ünlü kalebent, cogunuzun en az bir kere ismini duymus oldugu Halikarnas Balıkcisi, yani Cevat Şakir Kabaağaçlı. Bodrum’a giristeki tabelada yazan da onun kaleminden dökülenlerdir. Sürgün olarak gönderildigi bu sehre asik olmus. Kale ayrica Türkiye’de konusunda tek, dünyada ise sayili müzeler arasinda yer alan Bodrum Sualti Arkeoloji Müzesine ev sahipligi yapiyor. Bu müze dünyada benzeri az görülür "yasayan müzeciligin" heyecan verici örneklerinden biri. Burada yapacaginiz bir gezi, sizi umutlarini anadolu kiyilarinda batarak kaybetmis antik cag gemicilerinin yasadigi zamanlara götürür.(Ziyaret Saatleri: 9.00 -19:00,Acilis: 10:00 Kapanis 16:00, Giris Fiyati: 20 TL)

 

 

    
 

 

Antik Tiyatro, Klasik cagdaki Bodrum’dan günümüze ulasabilen tek yapi. Anadolu'nun en eski tiyatrolarindan biri. Günümüzde ise bircok festivale sahne olmaktadir (13.000 kisi kapasiteli). Arabayla Kıbrıs Şehitler Caddesi’ni(Bodrum-Turgutreis Yolu) takip ettiginizde, tepenin üstünde kuzey taraftda kalan tiyatroya ulasabilirsiniz. Bodrum Marina’dan tepeye yürüyüs ise (Neyzen Tevfik Caddesi’nden Davulcu Ali Sokak boyunca) 12-15 dakika sürer, inis ise daha kisa. Burda günbatimini izlemek ise paha bicilemez.

 

 

Ayrica bu sehirle özdeslesmis iki ismin müzesini de ziyaret edebilirsiniz:

- Halikarnas Balikcisi Müzesi (Gümbet-Türbe tepesi)

- Zeki Müren Müzesi (Ziyaret saatleri:10:00 - 16:00, Zeki Müren Caddesi, No:19 Giris: 3 YTL)

 

 

Bu kadar tarih, kültürel gezi yeter derseniz kiyi boyunca uzanan kafeler, balik restoranlari sizi beklemekte. Taze deniz ürünlerinden bir menü yapabilirsiniz kendinize. Deniz ürünleriyle aram hicbir zaman iyi olmadigi icin benim yiyebildigim sadece balikti. Ayrica dar sokaklardan olusan carsiyi altüst edebilirsiniz. Eger pansiyonda kaliyorsaniz ya da otelinizden kacip yeni yerler kesfetmek istiyorsaniz, aliyorsunuz havlunuzu ve oturuyorsunuz kiyidaki kafelerin kumsaldaki masalarina. Itiraf etmeliyim ki Bodrum’da en sevdigim aktivitelerden biri buydu. Ayrica bir sezlong kiralamaniza gerek yok. Havlunuzu armut koltuklarin üzerine seriyorsunuz, hem güneslenip hem biseyler yiyip icip hem de istediginizde denize girebiliyorsunuz!

 

 

 

Ilk gidisimizde bir arabaya atlayip Gümbet, Göl-Türkbükü, Gümüşlük, Turgutreis, Akyarlar, Ortakent, Bitez rotasiyla bir yol turu yapmistik. Akyarlar köyünde durup karsidaki Kos’a (Yunan adasina) bir selam cakmis ve yanimdaki arkadaslarin vizeleri olmayisina küfretmistim icimden. Bu kadar yakinken tekneye atlayip gecilemez o adaya. Günlük turlar mevcuttur aslinda ve fakat vize sorunsali vardir. Bir ara günlük gidis gelis icin vizeye büyük bir miktar ödemeniz gerekiyordu, su an en son durum nedir bilmiyorum.

 

Bodrum, su sporlari acisindan da bir cennet. Biz de kendi capimizda bu maceraya dahil olmustuk Gümbet’te „parasailing“yaparak. En azindan denizden 200 m yukarda bir halata bagli asili kalmanin heyecanini yasadik ve bu güzellige bir de tepeden baktik.

 

 

Tekne turları 11:00 ile 17:30 arasında yapılmaktadır. Karaada'da volkanik sıcak su havuzu ve güzellik çamuru bulunur. Ada Boğazı ve akvaryum balıklarla yan yana denize girebileceğiniz ender yerlerdendir.

Gece Hayati:

Bodrumun en eski gece kulübü olan Halikarnas dünyanın sayılı açık gece kulüplerinden. Ancak uzun süreli tadilattan dolayi her gidisimde kapaliydi. Bir dahaki sefere artik.

Dünyanın sayılı katamaran discolarında olan Bodrum Night Club denizin üzerinde dans etmenize olanak sağlar. Öyleki dans pisti camdan yapilmistir, dans ederken ayaklarinizin altinda denizi görürsünüz. Müzik ve gösteri (katamaranin bu denli ünlenmesini saglayan yari nü danscilarin gösterilerinden bahsediyorum) yolcular alinip, katamaran acildiktan sonra baslar. Erken ayrilmak isterseniz bir hizli tekneyle sizi kiyiya ulastirirlar. Arkadaslarla bu olayi katamaran faciasi olarak anariz hala. Müzik bize hitap etmemisti en azindan.

Ancak asagida görebileceginiz gibi secenek bol. Artik insanlar mekanlardan barlar sokagina tasmis halde.

 

 

  Eger yüksek sesli müzik, kalabalik ortamlar bana göre degil diyorsaniz, BodrumMarina yakınındaki Neyzen Tevfik Caddesi boyunca deniz kenarında yer alan restoranlardan birinde açık havada masaniza kurulup, yemek yiyip  sakin bir akşam gecirebilirsiniz.

 

 

       

Güllük:

Eger Bodrum Havaalani’ndan araba kiralayip gelecekseniz ya da kaldiginiz süre icersinde araba kiralayip etrafi dolasmayi düsünüyorsaniz iste size bir iki ufak tüyo.

 

Güllük pek de popüler olmayan sahil kasabalarindan, ancak ingilizler coktan cikarma yapmis bu koya. Ha biz farkinda degiliz o ayri. Bodrum-Milas Havaalanindan 10-15 dk. Kücük, kafa dinleyebileceginiz bir yer. Denizi Gümbet gibi taslik. Birkac tane büyük denebilecek otel var. Ancak kiyi boyundaki restaronlardan birinde yedigimiz hamsi tavayi unutamiyorum (~10TL). Ayrica Güllük-Bodrum arasi sefer yapan dolmuslar mevcut.

 

 

Ayrica havaalanindan gelirken yol üzerinde bir mantici var, Kayserili Yesim Hanim’in Mutfagi. Kesinlikle es gecmeyin, abartmiyorum hayatimda yedigim en güzel manti. Annem alinmasin ama… Bildigin  salca sosu yapiyorlar ama o sosa ne katiyorlarsa bilmiyorum öyle bir lezzet yok. Ayrica isterseniz ev yapimi sarma da siparis edebilirsiniz bir tabak. Kalem gibi sarmalar mantiniz pisene kadar sabretmenizi kolaylastiriyor. Pek cok ünlünün de gecerken ugradigi bu muhtesem yol üstü lokantasi aslinda kiyida kalmis popüler bir yer. Facebook sayfalari buraya ugramis ünlülerin fotograflariyla dolu. Hatta Ayse Arman Hürriyet’te bir yazisinda yer veriyor(http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=20964830). (Milas-Bodrum karayolu üzeri havalimani yolu 3.km, Güllük kavsagini gecince, P.tesi-Pazar 07:00-23:00, Tel: +90 532 207 1941)

 

 

Yunuslarla yüzmek isterseniz ya da sadece seyirci olarak gösterilerini izlemek istersiniz yolun biraz ilerisinde Güvercinlik’te bir yunus gösteri merkezi var. Bodrum Dolphin Park, yunusların doğal yaşam alanında (deniz) bulunduğu ilk ve tek yunus parki. Cesme Altin Yunus’ta kücücük kafese kapatilmis iki yunusu gördügümde icim ciz etmisti. Ayrica engelli cocuklar icin terapi hizmeti de veriliyor. Detayli bilgiye web sitesinden ulasabilirsiniz. (http://www.bodrumdolphinpark.com/)

 

 

 

 

Aslinda mümkün olsaydi da Halikarnas Balikcisi’nin gözüyle görebilseydik bu güzel Akdeniz koyunu. Mekan ayni olsa da yasanilan zaman farkli. Maalesef artik Bodrum denince akla turistler, sabaha kadar dolup tasan barlar, gece hayati ve katamaran geliyor.

 

En azinda siz Bodrum’un baska güzelliklerini yakalayabilirsiniz otele tikilip kalmak yerine. Cevrede görülecek ve yapilacak o kadar cok sey var ki sonra pisman olmayin.

 

Son olarak Halikarnas Balikcisi’ndan gelsin:

“İtalya’yı gör de öl” derler. Yok a canım; Bodrum kıyılarını gör ve yaşa…”

 

Hepinize bol günesli bir haftasonu dilerim! ;)

 


Etiketler: Bodrum, Gümbet; Güllük, Bodrum Kalesi, Sualti Arkeoloji Müzesi, Halikarnas Mozelesi, Halikarnas Balikcisi, Zeki Müren Müzesi, Kayserili Yesim Hanimin Mutfagi, Bodrum Dolphin Park yunus gösteri merkezi.,



Yorumlar